Welcome guest, is this your first visit? Click the "Create Account" button now to join.


Site içindeki aramalarınızı buradan yapabilirsiniz...


Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 16 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Administrator Array BlueBox - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 May 2012
    Mesajlar
    1.387
    Ettiği Teşekkür
    53
    152 mesaja 322 teşekkür
    Blog Entries
    1
    Tecrübe Puanı
    10

    Altıgen ve Beşgenler...

    İlginç bir şey dikkatimi çekti...

    Altıgenler yana yana dizilebiliryor ve bu alan, hacim oranı olarak en güzel geometrik düzen.

    Arıların kovanlarında ve daha birçok doğa cisminde altıgenlerin yan yana dizildiğini görebiliyoruz.
    Altıgenler yan yana dizildiğinde alandan herhangi bir kayıp oluşmuyor. Tüm yüzeyi kaplayabiliyorsunuz.



    Ancak iş küre şekline geldiğinde bu altıgenleri yan yana getirmek mümkün değil...



    Araya beşgenler giriyor ve bir boyut kayboluyor.

    Gezegenleri ve diğer gökcisimlerini düşündüğümde bunu izah etmenin bir yolunu bulamadım.
    Alan olarak küreyi ( dünyayı düz olarak düşünürsek... ) açtığımızda düz alanı elde ediyoruz ancak topladığımızda
    altıgen formları toplayamıyoruz.

    Acaba boyutlar arası geçişde alan kaplamasından hacim kaplamasına geçerken bir boyut nereye gidiyor ?

    İyi bi rmatematik ve geometri uzmanı varsa aranızda yardımcı olabilir belki...

    Sitemizin Özel hızlı haber bölümü :

    Mavi Twitter

    Benzer Konular :

    • Saturn'de altıgen oluşum...
      Voyager uzay aracı 1980 lerde Saturn'un kuzey kutbunda tuhaf bir altıgen atmosfer oluşumu gözlemledi.2006 Yılı...

  2. #2
    Banned Array
    Üyelik tarihi
    7 Aug 2012
    Mesajlar
    30
    Ettiği Teşekkür
    0
    2 mesaja 3 teşekkür
    Tecrübe Puanı
    2
    Bir arının bir gün beşgen petek yapıp, daha sonraki gün üçgen deneyip, bir süre böyle devam edip, daha sonraki günlerde, yıllarda veya yüzyıllarda altıgenin petek yapımında en karlı şekil olduğunu anlayıp, bunda karar kıldığı gibi bir senaryoyu düşünmek bile son derece saçmadır. Böyle bir şeyi iddia etmek, arıların en az insanlar kadar akıl ve bilinç sahibi varlıklar olduğunu iddia etmektir. Ki bu iddianın kabul edilmesi de aklen ve vicdanen mümkün değildir.


  3. #3
    Banned Array
    Üyelik tarihi
    7 Aug 2012
    Mesajlar
    30
    Ettiği Teşekkür
    0
    2 mesaja 3 teşekkür
    Tecrübe Puanı
    2

    Bir insanın kalemle düzgün altıgenler çizmesi ve bunları iz olmadan birleştirmesi imkansızdır. Oysa arılar bunu milyonlarca yıldır yapmaktadırlar.


  4. #4
    Banned Array
    Üyelik tarihi
    7 Aug 2012
    Mesajlar
    30
    Ettiği Teşekkür
    0
    2 mesaja 3 teşekkür
    Tecrübe Puanı
    2
    Petekler altıgen yerine örneğin daire veya beşgen şeklinde inşa edilseydi arada kullanılmayan bölgeler ortaya çıkacak, böylece hem daha az bal depolanabilecek hem de araları doldurmak için boş yere balmumu harcanacaktı. Derinlikleri aynı olduğu sürece üçgen ve dörtgen hücrelerde de altıgen hücrelerdeki kadar bal depo edilebilirdi. Ancak bu şekillerden çevresi en kısa olan altıgendir. Aynı hacime sahip olmasına rağmen, altıgen hücreler için kullanılan malzeme üçgen veya dörtgen için kullanılandan daha az olacaktır. Bu durumda şu sonuca varılır: Altıgen hücre, en çok miktarda bal depolarken, inşası için en az balmumu gerektiren şekildir. Yani arı, olabilecek en uygun şekli kullanmaktadır. Arıların altı köşeli hücreleri kullanışlı bir tasarımdır. Hücreler birbirine uygun ve duvarları ortaktır. Bu, en az balmumuyla en fazla depolama yerini sağlar. Aynı zamanda bu hücreler çok dayanıklıdır. Kendi ağırlıklarının birkaç katını taşıyabilirler.
    (Karl von Frisch)


  5. #5
    Administrator Array BlueBox - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 May 2012
    Mesajlar
    1.387
    Ettiği Teşekkür
    53
    152 mesaja 322 teşekkür
    Blog Entries
    1
    Tecrübe Puanı
    10

    Altıgen ve Beşgenler...

    Ben bunu sormamistim ama buda bulunsun


  6. #6
    Banned Array
    Üyelik tarihi
    7 Aug 2012
    Mesajlar
    30
    Ettiği Teşekkür
    0
    2 mesaja 3 teşekkür
    Tecrübe Puanı
    2
    Bulunsun tabi.Çok hikmetli bilgiler


  7. #7
    Administrator Array BlueBox - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 May 2012
    Mesajlar
    1.387
    Ettiği Teşekkür
    53
    152 mesaja 322 teşekkür
    Blog Entries
    1
    Tecrübe Puanı
    10
    Bu durum atom dizilimlerinde de oluşuyor...

    C60 ( 60 Karbon atomu ) "Küresel Fullerenes" olarak da adlandırılan Buckyballsda altıgen düzende birleşen atomlar
    aradaki boşluklarda beşgen oluşturarak küreyi tamamlayabiliyorlar.



    ...


  8. #8
    Yeni Kullanıcı Array
    Üyelik tarihi
    21 May 2012
    Mesajlar
    26
    Ettiği Teşekkür
    15
    4 mesaja 5 teşekkür
    Tecrübe Puanı
    2
    Aslına bakarsanız, işin özü küre yüzeyi modellemeden türemektedir. Burada 12 beşgen 20 altıgen bulunmaktadır. Aynı modellemeyi altıgenlerle yapmak isterseniz parça alanı küçülecek ve dikiş mesafesi artacaktır. Bu nedenle futbol topu üretiminde beşgen altıgen kombinasyonu uygulaması ekonomik ve mantıklıdır.
    Fakat bu malzemenin esnemesi düşünülerek taarlanmış olduğu için görünüşü ideal bir küredir. Oysaki esnemeyen malzemeden (ör:sac) yapılsa şekli tam bir küre olamazdı.
    Alttaki videoda altıgen yüzeylerden modellenen bir kürenin videosu var
    hexasphere - bobtronic's library

    Matematiksel modellemede alt birimi ne kadar küçük tutarsanız gerçeğine o kadar yakın bir model elde edersiniz. Burada eşkenar üçgenlerle modellediği bir kürenin kenar ortalarından oluşturulan bir altıgen kürenin ne kadar başarılı olduğunu görüyorsunuz.


  9. #9
    Administrator Array BlueBox - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 May 2012
    Mesajlar
    1.387
    Ettiği Teşekkür
    53
    152 mesaja 322 teşekkür
    Blog Entries
    1
    Tecrübe Puanı
    10
    Alıntı keltimsah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Aslına bakarsanız, işin özü küre yüzeyi modellemeden türemektedir. Burada 12 beşgen 20 altıgen bulunmaktadır. Aynı modellemeyi altıgenlerle yapmak isterseniz parça alanı küçülecek ve dikiş mesafesi artacaktır. Bu nedenle futbol topu üretiminde beşgen altıgen kombinasyonu uygulaması ekonomik ve mantıklıdır.
    Fakat bu malzemenin esnemesi düşünülerek taarlanmış olduğu için görünüşü ideal bir küredir. Oysaki esnemeyen malzemeden (ör:sac) yapılsa şekli tam bir küre olamazdı.
    Alttaki videoda altıgen yüzeylerden modellenen bir kürenin videosu var
    hexasphere - bobtronic's library

    Matematiksel modellemede alt birimi ne kadar küçük tutarsanız gerçeğine o kadar yakın bir model elde edersiniz. Burada eşkenar üçgenlerle modellediği bir kürenin kenar ortalarından oluşturulan bir altıgen kürenin ne kadar başarılı olduğunu görüyorsunuz.
    Bunu bende 3D model ile yaptım dediğiniz gibi üçgenlerle görülebiliyor.

    Ancak daha sonra incelediğimde yukarıda ek yorum olarak eklediğim molekül
    modelinde de beşgenin doğal olarak oluştuğunu gördüğümde bu işte bir iş var dedim.

    Sizin dediğiniz gibi modellemeyi ne kadar küçültürsek kayıp olan alan o kadar azalır.
    Ancak benim araştırdığım altıgenler doğada bile tam bir küre haline gelemiyor.

    ...


  10. #10
    Yeterli Kullanıcı Array Irfan Isgör - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Sep 2012
    Nereden
    Bursa, Turkey
    Mesajlar
    40
    Ettiği Teşekkür
    2
    6 mesaja 8 teşekkür
    Tecrübe Puanı
    2
    Ben müsaadelerinizle olaya biraz daha farklı yerden bakmak düşüncesindeyim.

    Evrensel sistem yaşamın kurgusunda bilginin üretilmesini ve haliyle kullanımını hedeflemiştir. Bilgi üretmeyen veya üretemeyen ya da bilgi üretme fonksiyonunu kaybeden yapılar sistem tarafından yokedilirler.Yine yeni bilgiyi üretme sürecinde mevcut bilgileri kullanamayan yapılar da sistem tarafından yok edilirler. Evrende var olan canlı veya cansız her bireysel yapı ve bireylerden oluşan toplumsal yapılar , bu sistem kuralına tabidir. Her yeni bilgi , gelişme yönü itibariyle kullanımında daha az enerji sarfını hedeflemelidir.
    Eskisinden daha fazla enerji sarfını gerektiren bir bilgiyi yeni bir bilgi olarak sistemde kullanıma sokamazsınız. Sistemin bütünü , daha fazla enerji sarfı gerektiren bilgiyi reddeder.Teknolojik gelişim yönü tersine ilerlemez. Akıl , bilgiyi kullanır; zeka , bilginin kullanımında daha az enerji sarfını arar , bilinç ise enerji sarfını farkeder.

    Bir yüzeyin daha küçük yüzeylerle bezenmesinde de aynı kural geçerlidir.Yani altıgen, beşgen , dörtgen veya üçgen ile kaplanmasında hedef en az enerji , en az zaman , en az fire önemsenir. Eğer bu hedeflerin en çoğuna beşgen ile ulaşılıyorsa iş olsun ve laf olsun diye beşgen yerine üçgen veya dörtgen kullanılmaz.

    Hiçbir değerlendirme birimi(akıl), örneğin 100 km yolu 1 litre benzinle 1 dakikalık sürede katetme yerine 100 km yi 10 litre benzinle 1 saatte gitmeyi tercih etmez. Ama 100 km'yi 2 litre benzinle 10 saniyede gitmeyi tercih edebilir , tabii 2 litre benzin kaynağı yeterliyse!

    İşte neredeyse 150 yıldır insanlığı ve bilimi meşgul eden Darwin'in evrim teorisinin farkedemediği püf noktası buradadır. Darwin , doğal seçilimi farketmiş ancak nedenini görememiştir. Doğal seleksiyon şartlara uyum sağlayamayanların elenmesi şeklinde değil de uyum için gerekli bilgiyi üretemeyenlerin sistemde barınamamalarıdır. Bir örnek vermek gerekirse; diğer başlıklarda sözü edilen manyetik kutup taklası sürecinde güneşin zararlı ışınlarına karşı canlı yaşamı koruyan
    manyetik koruma kalkanının devre dışı kalmasında mevcut teknoliji yeni bir koruma kalkanı teknolojisi üretemiyorsa dünyadaki canlı yaşam sona erecektir.

    Belki radyasyondan etkilenmeyen hamam böcekleri yaşamaya devam ederler! Bazı arkadaşlar , hamam böceklerinin radyasyon teknolojisi kendilerinin mi üretikleri konusunda benzeri sorular akıllarına gelecektir ama yanıt , tabii ki kendileri üretmiştir. Antibiyotiklere karşı bakterilerin giderek bağışıklık kazanmalarını başka nasıl açıklayabiliriz? Bu konularda yapılan bazı deneyleri arkadaşlarımız araştırılarsa kendilerini tatmin edecek yanıtları bulacaklardır.

    Darwin'in evrim teorisi bilginin üretilmesi ile ilgili gerekliliklerin farkında bile değildir. Evrensel sistem , enerjinin bilgiye ve bilginin de tekrar enerjiye dönüşüm sistemidir. Eleminasyon , bilgiyi üretmek ve mevcut bilgiyi kullanabilmek konusundadır. Eğer bilgi üretmeksizin mevcut bilgiyi kullanmak amacında olursanız sistem kesinlikle buna müsaade etmez. Örneğin toplumsal üretime katılmaksızın , hiçbir toplumsal fayda üretmeksizin , toplumsal tüketimden pay almanıza müsaade edilmez. Bir yırtıcı hiçbir çaba sarfetmeksizin pusu kurup avını beklemeyi tercih ederse kendisini açlığa mahkum edecektir.Veya , bir galaktik yapı olan bir yıldız , varlığını sürdürme sürecinde sarfettiği enerjisi yerine koyabilmesi için manyetik çekim gücününün menzilini arttıramıyorsa , yeterli besleme sağlayamayacağından bir müddet sonra başka manyetik çekim merkezi olan yıldızın beslenme kaynağı olacaktır. Darwin'in teorisindeki gibi güçlü olan yaşamına devam edecektir ama burada güçten ne anlamamız gerektiğidir. Güç , üretilen bilginin toplamıdır yani bir başka deyişle teknolojik seviyedir. İleri teknolojik seviye dediğimizde de en az zamanda en az fire ile en az enerji kullanımı akla gelmelidir.

    Belgesel izleyenlerimiz görmüşlerdir ; bir çita 100 km/h hızı ile avını ölünceye kadar kovalamaz!Nihayetinde 500 metre kovaladığında yakalayamadıysa vazgeçer , solunum sisteminden kaynaklanan vücut ısı artışı devam etmesini engeller. Hayvan bunun farkındadır , yani bilincindedir! Dolayısıyla , her defasında kovalama süresini en aza indirmek için görünmeden mümkün olduğunca avına yaklaşmayı dener.İşte,en kısa zamanda en az enerji sarfı için yapılan tercih! Çita , her defasında bu tecrübelerinden edindiği yeni bilgilerini kullanmayı akıl edebiliyorsa yani her defasında daha iyi gizlenip daha yakına yaklaşabiliyorsa , her zaman avını en kısa kovalama menzilinde en az enerji sarfı ile yakalamayı başararak yaşımını ve üremesini sürdürebilecektir.

    Ulaşım teknolojilerimiz en uzun mesafeyi en kıza zamanda ve en az enerji sarfı ile ve aynı zamanda en güvenli şekilde katetmeyi hedeflemiştir.Barınma teknolojilerimiz en dar alanda en çok barınma kapasitesini en sağlam ve güvenilir biçimde hedeflemiştir.Keza , beslenme teknolojilerimiz , sağlık ve korunma teknolojilerimiz benzer hedeflere yönelmişlerdir. En ilginç yanı ise teknolojik seviyelerin birbirine uyumlu olmalarıdır! Yani ulaşım teknolijisi süper seviyede iken iletişim teknolojimiz tamtamlı veya dumanlı seviyelerde değildir.

    Bilginin üretilmesi ve kullanımı , farklı teknolojik alanlardaki uygulamalarda birbirine bağlıdır ve bütünlük sağlamak zorundadır.

    Konu Irfan Isgör tarafından (10 October 2012 Saat 02:56 ) değiştirilmiştir.

 

 

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26